RİSK PRİMİ HESAPLANMASINDA RİSK FAKTÖRLERİNİN ÖNEMİ
Sigorta şirketlerinin ana faaliyetleri üzerlerine almış oldukları risklerin transfer edilmesi işlemidir...
Risk transferine yönelik olarak şirket, poliçe sahiplerinden belirli bir prim alır ve riskin gerçekleşmesi halinde taraflarca önceden bir sözleşme ile belirlenmiş olan hasar (tazminat) ödemesinde bulunurlar. Bazı durumlarda özellikle underwriting işlemine tabi tutulmamış riskler için, sigorta şirketlerinin toplamış olduğu prim tutarları ödenen tazminatlardan az olabilmektedır. Bu tür durumlarda sigortacının mevcut hasar ödemelerini gerçekleştirmek için şirket sermayesine başvurması gibi bazı geçici finansal çözümleri ürettikleri görülmektedir. Diğer yandan sigorta şirketi sahipleri veya yatırımcıları koymuş odukları sermayelerinin güvenirliği ve getirileri hakkında belli endişeler duyarlar, sigorta şirketlerine koymuş oldukları sermayenin rekabet ortamı içerisinde güvenilir ve alternatif yatırım araçlarından iyi getiriler elde edilmiş olmasını beklerler. Bilindiği üzere sigorta şirketi açısından en önemli husus, poliçe sahiplerine olan yükümlülüklerini zamanında ve tam olarak yerine getirebilmektir.
Sigortacılık, tekniği ve yapısı itibariyle underwriting işlemine dayanmaktadır. Underwriting işlemi ise ortaya çıkması muhtemel risklerin tanım ve hesabının iyi yapılması ve bu riskler için fiyatların oluşturulması ile poliçe şart ve koşullarının şekillendirilmesidir. Diğer taraftan sigorta primi, sigortalanacak mevcut riske karşılık ilgili şirketçe yapılan underwriting işlemi neticesinde hesaplanan ve bir sözleşme karşılığında ödenecek parasal tutar aklımıza gelmektedir. Bu sigorta primi içerisinde; maruz olunan riske yönelik hesaplanmış risk primi, çeşitli vergi, komisyonlar ve belirli varsayımlara dayanan şirketin diğer giderleri yer almaktadır. Ortaya çıkma olasılığı istatistiksel olarak sıfırdan büyük ve birden küçük olan riskleri sigortalamak için sigortacılarca talep olunacak gerekli minimum tutar risk primi olarak ifade edilir, başka bir ifade ile, şirket harcamaları, komisyonlar ile çeşitli varsayımsal giderler dışında teminat altına alınan riskin sigorta şirketine olan beklenen maliyetidir.
Risk primini doğru hesaplayabilmek için sigortacıların, bu konuda uzmanlaşmış kişileri istihdam etmeleri ve bu kişilerin hem bilgi işlem altyapılarının iyi olması, hem ilgili sigortacılık alanında yeterli istatistiki bilgi birikimine sahip olmaları da gereklidir. Doğru hesaplanılmamış risk primi şirketin, satışa sunmuş olduğu ürününün maliyetini iyi hesaplayamamış olduğunun göstergesi olup sonraki faaliyet dönemlerinde finansal açıdan hasarları ödemekte zorlanabilmesi ve bazı durumlarda ise diğer finansman kaynaklarını kullanmaya başlayabilmesi muhtemeldir. Hatta bir düzelme olmadığı taktirde daha da ileriki aşamalarda şirketin iflasa gitme ihtimali de çok yüksek olabilmektedir. Basit anlamda risk priminin belirlenmesine yönelik hayat dışı sigorta branşlarında öncelikle şirketin ilgili dönem için, Hasar Frekans Oranını ve Ortalama Hasar Büyüklüğünü mevcut veriler yardımıyle hesaplaması gereklidir. Hasar Frekans Oranı, şirketin hesap döneminde ortaya çıkan hasar sayısının toplam poliçe adedine bölünmesi ile diğer taraftan Ortalama Hasar Büyüklüğü ise, şirketin ödediği toplam hasar tutarının hasar ödemesine konu toplam poliçe sayısına bölünmesi ile bulunmaktadır. Kabaca risk primi bu iki değerin çarpımı ile bulunmaktadır.
Risk primi hesabına yönelik olarak, bir kasko sigortasında ana konu itibariyle riske maruz olan araç olup ayrıca işletenin riskleri ile kullanım şekli de yapılacak analizde bu hesaba mutlaka dahil edilmelidir. Dolayısıyle risk priminin hesaplanmasında aracın kaza yapma ve bu kaza neticesinde de bir hasar ödemesinin ortaya çıkması önem arzetmektedir. Sigorta şirketleri genellikle risk priminin hesaplanmasında belli risk faktörlerini dikkate almaktadırlar. Bu faktörler; aracın cinsi, yaşı, kullanım şekli, donanımı, işletene ait bilgiler gibi olabilmektedir.. Risk faktörlerinin sayısını arttırmak mümkündür,bunun alt ve üst limitlerini belirlemek şirketin bu branştaki yeterli teknik ve idari donanımı ile orantılıdır. Günümüzde sektörde faaliyet gösteren bazı sigorta şirketleri rekabet olgusu içerisinde sadece prim yazma kaygısından hareket edebilmekte ve risk faktörlerini dikkate almadan kaba olarak adlandırabileceğimiz risk primi hesabını yapmaktadır. Yapılan bu işlemde primin standart oluşu sebebiyle sigortacılık tekniği açısından önem arzeden portföy çeşitlendirmesi hususunu engelleyici mahiyette olmaktadır. Her tür risk grubu için sadece riskin maliyet bedeli,sigortalının önceki sigortalılık dönemlerine ait hasarsızlık durumları dikkate alınarak prim hesabı yapılmaktadır.
Olayı daha rakamsal anlamda açıklamaya çalışırsak; bir sigorta şirketinin kasko branşında risk faktörlerini dikkate almadan risk primi hesabı yaptığını varsayalım; bu branş için ilgili sigorta dönemi içerisinde 150.000 adet poliçe düzenlenmiş olduğu bu poliçelerden 28.268 adeti için şirketin hasar ödemesinde bulunduğunu ve ortalama hasar ödemesinin ise 11.750 YTL olduğu biliniyorsa, bu şirketin ilgili branşı için kaba risk primi veya risk faktörleri dikkate alınmadan hesap edilen risk primi;
(28.268/150.000)*11.750=2.214 YTL
olabilecektir. Diğer taraftan bu şirketin belirli risk faktörleri kullanarak örneğin aracın cinsine yönelik (spor veya aile tipi araç) ve işleten kişinin yaşını (30 yaş altı ve 30 yaş üstü) dikkate aldığı varsayılırsa bu durumda hesaplanacak risk primi`ne yönelik ilgili veriler aşağıdaki tablodaki gibiyse,
| Sigortalının Yaşı |
Araç Türü Spor |
Hasar Adedi |
Ortalama
Hasar (YTL) |
Aile |
Hasar Adedi |
Ortalama
Hasar (YTL) |
30`dan küçük |
71.000 |
10.727 |
12.434 |
43.500 |
9.008 |
12.500 |
30`dan büyük |
15.500 |
3.023 |
17.500 |
20.000 |
5.510 |
14.500 |
İlgili risk faktörleri ve yukarıdaki istatiski veriler kullanılarak yapılan risk primi hesaplaması sonucunda;
30 yaş altı sigortalılar için;
Spor arabası olanlar : 1.879 YTL
Aile tipi arabası olanlar : 3.413 YTL
30 yaş üstü sigortalılar için;
Spor arabası olanlar : 2.589 YTL
Aile tipi arabası olanlar : 3.995 YTL
bulunmaktadır.
Şimdi şirket eğer risk faktörlerini kullanmadan risk primi hesabı yapar ve sektörde poliçe satarsa sonucu ne olacaktır? Yukardaki örnekte olduğu üzere bazı risk faktörlerini kullanarak poliçe satarsa bu durumda diğerlerine göre farkı ne olacaktır?
Kısaca açıklayacak olursak, risk faktörleri dikkate alınmadan yapılan prim hesabı doğru bir prim hesabı olmaz sadece tüm risklerin tek tip olduğu varsayımına dayalı kaba bir prim hesap şeklidir ve bu tür prim belirleyen şirketin daha önce belirttiğimiz üzere mali açıdan her türlü finansal dalgalanmaya maruz olabilmesi çok muhtemeldir. Diğer taraftan risk faktörleri kullanılarak yapılan prim hesaplamalarında ise, örnekte görüleceği üzere belirli risk grupları için risk primi hesabı yapıldığında sigortacılık tekniğinde önemli olan portföy çeşitliliğini oluşturmak ve riskin dağıtılması ile kontrolü oldukça kolaylaşır. Kısaca, risk faktörleri kullanımı ile sigortalanmak isteyen herkes maruz olduğu risk oranında prim ödemesinde bulunur.
Kaynak : HABERsigorta.com
|